Deport kararı olan yabancının insani ikamet izni alıp alamayacağı, yabancılar hukukunda en çok karıştırılan konulardan biridir. Hakkında sınır dışı etme kararı bulunan her yabancının insani ikamet izni alabileceğini söylemek doğru değildir. Aynı şekilde deport kararı bulunan bir yabancının hiçbir şekilde insani ikamet alamayacağını söylemek de doğru değildir. Bu konuda belirleyici olan, deport kararının nedeni, yabancının kişisel durumu, Türkiye’den ayrılmasının mümkün olup olmadığı ve dosyanın kanunda belirtilen insani hallerle bağlantısıdır.
İnsani ikamet izni, genel bir oturma izni değildir. Bu izin türü, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 46 ve 47. maddeleri kapsamında düzenlenen istisnai bir ikamet iznidir. Kısa dönem ikamet izni, aile ikamet izni veya öğrenci ikamet izni şartlarını taşımayan bazı yabancılar bakımından, kanunda sayılan özel ve zorunlu durumlar varsa insani ikamet izni gündeme gelebilir.
Deport Kararı Olan Yabancı İçin İlk Değerlendirme
Deport kararı bulunan bir yabancı bakımından ilk incelenmesi gereken konu, sınır dışı kararının hangi nedenle verildiğidir. Vize ihlali, ikamet ihlali, çalışma izni ihlali, sahte belge iddiası, kamu düzeni veya kamu güvenliği değerlendirmesi, giriş yasağı, tahdit kodu, adli işlem, Geri Gönderme Merkezi süreci veya önceki ret kararları dosyanın yönünü değiştirebilir. Bu nedenle yalnızca “deport kararı var” demek yeterli değildir; kararın içeriği ve gerekçesi ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Göç İdaresi’nin açıklamalarına göre, hakkında sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunduğu halde yabancının Türkiye’den çıkışı yaptırılamıyorsa ya da Türkiye’den ayrılması makul veya mümkün görülmüyorsa insani ikamet izni değerlendirilebilir. Bu nokta, deport kararı olan yabancılar bakımından en önemli ayrımdır. Yani mesele yalnızca sınır dışı kararının varlığı değil, bu kararın somut dosyada uygulanabilir olup olmadığıdır.
Örneğin yabancının ciddi sağlık sorunu varsa, seyahat etmesi riskli görülüyorsa, gönderileceği ülkede tedavi imkânı bulunmuyorsa, Türkiye’de küçük çocuğu varsa, aile birliği ciddi şekilde etkilenecekse, çocuğun yüksek yararı söz konusuysa veya yabancının gönderileceği ülkede ciddi hak ihlali riski bulunuyorsa, dosya insani ikamet yönünden ayrıca değerlendirilebilir. Ancak bu iddiaların tamamı belgeyle desteklenmelidir.
Geri Gönderme Yasağı, Çocuk, Aile ve Sağlık Gerekçeleri
Geri gönderme yasağı da bu başlıkta ayrı bir öneme sahiptir. Bir yabancının gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı muamele veya ciddi hak ihlali riskiyle karşılaşacağına dair ciddi emareler varsa, sınır dışı işlemi bu yönüyle ayrıca değerlendirilmelidir. Bu tür dosyalarda genel ülke koşullarından bahsetmek tek başına yeterli olmayabilir. Yabancının kişisel riski, geçmişi, aile durumu, sağlık durumu, siyasi veya sosyal durumu ve somut olayları dosyada açık şekilde ortaya konulmalıdır.
Çocuğun yüksek yararı nedeniyle de insani ikamet izni gündeme gelebilir. Deport kararı bulunan yabancının Türkiye’de eğitimine devam eden, sağlık takibi olan, bakım ilişkisi devam eden veya aile düzeni Türkiye’de kurulu olan çocuğu varsa, dosya yalnızca vize veya ikamet ihlali üzerinden değerlendirilmemelidir. Çocuğun okul kayıtları, sağlık raporları, adres kayıtları, aile bağını gösteren belgeler ve çocuğun Türkiye’deki yaşam düzeni dosyada açık şekilde sunulmalıdır.
Aile birliği de deport kararı olan yabancılar bakımından önemli bir değerlendirme alanıdır. Türkiye’de eşi, çocuğu veya bakmakla yükümlü olduğu yakınları bulunan yabancının sınır dışı edilmesi, bazı durumlarda aile düzenini ciddi şekilde etkileyebilir. Ancak aile bağının varlığı tek başına her zaman insani ikamet için yeterli değildir. Aile bağının gerçekliği, güncelliği, birlikte yaşam, çocukların durumu, aile bireylerinin Türkiye’deki hukuki statüsü ve yabancının ayrılması halinde doğacak sonuçlar birlikte değerlendirilmelidir.
Sağlık gerekçeli dosyalarda daha somut belgeler gerekir. Hastane raporları, tedavi planı, seyahat engelini gösteren tıbbi belgeler, tedavinin Türkiye’de devam etme zorunluluğu ve yabancının gönderileceği ülkede tedaviye erişim sorunu dosyada açıkça anlatılmalıdır. Sadece hastalık adının yazılması veya genel sağlık beyanı yapılması çoğu zaman yeterli değildir. Sağlık gerekçesi, yabancının Türkiye’de kalmasını neden zorunlu kıldığını göstermelidir.
Geri Gönderme Merkezi ve Deport Davası Süreci
Geri Gönderme Merkezi’nde bulunan yabancılar açısından süreç daha hassastır. İdari gözetim altında bulunan bir yabancı için yalnızca insani ikamet başvurusu düşünülmemelidir. Aynı anda sınır dışı kararına karşı dava süresi, idari gözetim kararına itiraz, tahdit kodu, giriş yasağı, aile ve sağlık belgeleri, avukat görüşmesi ve tebliğ evrakları birlikte incelenmelidir. Göç İdaresi açıklamasına göre idari gözetim altındaki yabancılar GGM’de tutulur; idari gözetim süresi kural olarak altı ayı geçemez, bazı hallerde en fazla altı ay daha uzatılabilir ve valilik tarafından düzenli değerlendirme yapılır.
Deport kararına karşı dava süresi ayrıca önemlidir. Göç İdaresi’nin sınır dışı etme sayfasında, yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatının sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabileceği belirtilmektedir. Yargı yoluna başvurulması halinde, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilmeyeceği de açıklanmaktadır.
Bu nedenle deport kararı olan yabancı için insani ikamet değerlendirmesi yapılırken dava süresi kaçırılmamalıdır. Bazı dosyalarda insani ikamet başvurusu hazırlanırken aynı zamanda deport kararına karşı dava açılması gerekebilir. Bazı dosyalarda ise önce idari gözetim kararına itiraz, tahdit kodu veya giriş yasağı yönünden işlem yapılması daha acil olabilir. Her dosyada aynı yol uygulanmaz.
Başvuru Dosyası Nasıl Hazırlanmalıdır?
Deport kararı bulunan yabancının insani ikamet alabilmesi için dosyanın kişiye özel hazırlanması gerekir. Başvuru dilekçesinde yabancının Türkiye’ye ne zaman geldiği, hangi statüyle kaldığı, vize veya ikamet geçmişi, deport kararının nedeni, varsa giriş yasağı veya tahdit kodu, aile bağları, çocukların durumu, sağlık durumu, gönderileceği ülkedeki riskler ve Türkiye’den ayrılmasının neden makul veya mümkün olmadığı açık şekilde anlatılmalıdır.
Bu tür başvurularda en sık yapılan hata, insani ikamet izninin kısa dönem ikamet izninin alternatifi gibi gösterilmesidir. Oysa insani ikamet, normal ikamet şartlarını sağlayamayan herkes için otomatik bir çözüm değildir. Kanunda belirtilen istisnai hallerden biri bulunmalı ve bu hal somut belgelerle ortaya konulmalıdır. Sadece “deport edilmek istemiyorum” veya “Türkiye’de kalmak istiyorum” şeklindeki genel beyanlar güçlü bir başvuru oluşturmaz.
Başvuru dosyasında deport kararı, tebliğ belgesi, giriş yasağı kararı, tahdit kodu bilgisi, Geri Gönderme Merkezi evrakları, idari gözetim kararı, varsa açılmış dava dilekçeleri ve mahkeme evrakları bulunmalıdır. Bunlara ek olarak aile, çocuk, sağlık veya geri gönderme yasağı gibi gerekçeler varsa bunları destekleyen belgeler ayrı ayrı hazırlanmalıdır. Belgelerin tarih sırasına göre düzenlenmesi, idarenin dosyayı daha sağlıklı değerlendirmesine yardımcı olur.
Vize İhlali, Giriş Yasağı ve Tahdit Kodu Bağlantısı
Vize veya ikamet ihlali nedeniyle deport kararı alınmışsa, yasal kalış ihlalinin süresi, çıkış yapılıp yapılmadığı, idari para cezasının ödenip ödenmediği ve önceki başvuruların durumu önem kazanır. Göç İdaresi’nin yasal kalış hakkı ihlali açıklamasında, ihlal süresine ve çıkış şekline göre giriş yasağı sürelerinin değişebileceği; bazı hallerde sınır dışı edilen yabancılar bakımından 3 aydan 5 yıla kadar giriş yasağı uygulanabileceği belirtilmektedir.
Kamu düzeni veya kamu güvenliği gerekçeli deport kararlarında ise değerlendirme daha dar ve hassas olabilir. Bu tür dosyalarda idarenin dayandığı gerekçe, adli soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararı olup olmadığı, yabancının aile ve sosyal durumu, Türkiye’deki geçmişi ve geri gönderme yasağı iddiaları ayrıca incelenmelidir. Her kamu düzeni değerlendirmesi aynı sonucu doğurmaz; fakat bu dosyalarda başvurunun hukuki ve delil yönünden daha güçlü hazırlanması gerekir.
İnsani ikamet izni verilirse, bu durum yabancının bütün geçmiş idari sorunlarının kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Giriş yasağı, tahdit kodu, para cezası, deport masrafı, dava süreci veya diğer idari kayıtlar ayrıca incelenmelidir. Özellikle tahdit kodu ve giriş yasağı bulunan dosyalarda, insani ikamet değerlendirmesiyle birlikte bu kayıtların ilerideki etkileri de dikkate alınmalıdır.
İnsani ikamet izni alan yabancıların yükümlülükleri de devam eder. Göç İdaresi açıklamasına göre insani ikamet izni alan yabancıların iznin veriliş tarihinden itibaren en geç yirmi iş günü içinde adres kayıt sistemine kayıt yaptırması gerekir. Ayrıca insani ikamet izniyle geçirilen sürelerin uzun dönem ikamet izni hesabında dikkate alınmadığı belirtilmektedir.
Sonuç olarak deport kararı olan yabancı bazı durumlarda insani ikamet izni alabilir; ancak bu sonuç otomatik değildir. Dosyada çocuğun yüksek yararı, sağlık durumu, aile birliği, geri gönderme yasağı, Türkiye’den ayrılmanın makul veya mümkün olmaması, yargı süreci, Geri Gönderme Merkezi durumu veya olağanüstü insani nedenler bulunmalıdır. Başvuru yapılmadan önce deport kararının nedeni, tebliğ tarihi, dava süresi, idari gözetim durumu, giriş yasağı, tahdit kodu, aile ve sağlık belgeleri birlikte değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Deport kararı olan yabancı insani ikamet alabilir mi?
Evet, bazı özel durumlarda alabilir. Ancak deport kararı bulunan her yabancı otomatik olarak insani ikamet alamaz. Türkiye’den ayrılmanın makul veya mümkün olmaması, geri gönderme yasağı, çocuk, aile, sağlık veya yargı süreci gibi özel nedenler bulunmalıdır.
Deport kararı insani ikamet başvurusuna engel midir?
Her zaman engel değildir. Göç İdaresi açıklamasında, hakkında sınır dışı veya giriş yasağı kararı olduğu halde Türkiye’den çıkışı yaptırılamayan ya da ayrılması makul veya mümkün görülmeyen yabancılar için insani ikamet ihtimali yer almaktadır.
Deport kararına karşı dava açmadan insani ikamet başvurusu yapılabilir mi?
Somut dosyaya göre değişir. Ancak deport kararına karşı dava süresi çok kısa olduğu için yalnızca insani ikamet başvurusu düşünülmemeli, sınır dışı kararına karşı dava yolu da ayrıca değerlendirilmelidir.
Geri Gönderme Merkezi’nde olan yabancı insani ikamet alabilir mi?
Bazı durumlarda değerlendirilebilir. Ancak GGM sürecinde idari gözetim, deport kararı, tebliğ belgeleri, dava süresi ve sağlık/aile/çocuk gerekçeleri birlikte incelenmelidir.
Çocuğu Türkiye’de olan yabancı deport edilirse insani ikamet alabilir mi?
Çocuğun Türkiye’de olması tek başına kesin sonuç doğurmaz. Çocuğun yüksek yararı, okul durumu, sağlık durumu, aile düzeni, bakım ilişkisi ve çocuğun zarar görme ihtimali belgelerle açıklanmalıdır.
Sağlık sorunu olan yabancı deport kararı sonrası insani ikamet alabilir mi?
Ciddi sağlık sorunu, seyahat engeli veya gönderileceği ülkede tedavi imkânının bulunmaması gibi durumlar varsa insani ikamet değerlendirilebilir. Bu durum resmi sağlık belgeleriyle desteklenmelidir.
Giriş yasağı ve tahdit kodu varsa insani ikamet mümkün mü?
Bazı özel hallerde değerlendirme yapılabilir. Ancak giriş yasağı ve tahdit kodunun nedeni, süresi, hukuki dayanağı ve yabancının kişisel durumu birlikte incelenmelidir.
İnsani ikamet alınırsa deport kararı tamamen kalkar mı?
Her dosyada sonuç aynı değildir. İnsani ikamet verilmesi, yabancının Türkiye’de kalışına ilişkin geçici bir hukuki durum oluşturabilir; ancak deport, giriş yasağı, tahdit kodu veya para cezası gibi diğer işlemler ayrıca değerlendirilmelidir.
İlgili Makaleler
- Deport Kararı ve Sınır Dışı Etme İşlemleri
- Geri Gönderme Merkezi ve İdari Gözetim Kararına İtiraz
- Türkiye’ye Giriş Yasağı ve Tahdit Kodu Nasıl Kaldırılır?
- Çocuğun Yüksek Yararı Nedeniyle İnsani İkamet İzni
- İnsani İkamet İzni Başvurusu Nasıl Yapılır?
- İnsani İkamet İzni İçin Gerekli Belgeler
- İnsani İkamet İzni Reddedilirse Ne Yapılır?
- İnsani İkamet İzni Uzatma ve İptal Süreci